Dünya küçüldü. Artık sadece şehirde ya da ülkelerde değil, dünyanın herhangi bir yerinde bir rakiple yarışıyorsunuz. Müşterinin erişebildiği, teknolojik, lojistik olanaklar ve dijital platformlar öyle bir dönüşümün yarattığı ki, artık KOBİ’ler için “küresel oyuncu” olmak bir ayrıcalık değil, bir saklanabilir hale geldi. Oyuna katılabilmenin ön kaydı, büyükler kadar çevik, küçükler kadar gelişmiş olmak.
Ancak bu değişim yalnızca görünen görünmüyor, içten başlayarak yönetilebilir.
KOBİ’lerin küresel pazarda varlık gösterebilmesi için öncelikle kendini tanıması, geliştirmesi ve oluşturması için bir yol haritası oluşturması gerekiyor. Bu yolculukta temel mesele ne kadar büyük olamaz, ne kadar esnek, gelişmiş ve hızlı olabiliyordur. Yani konu, yalnızca ürününüzü yurt satmak değil; standartlarda küresel iş yapma kültürünü geliştirmektir.
Bu kültürü oluşturmaya başlarken şu ayrıntıların belirlenmesi gerekir:
- İş biçimlerimiz, pazar şartlarına uygun mu?
- Dijital platformlarda gerçekten var mıyız, yoksa sadece muyuz gibi görünüyor?
- Ürünümüz ya da hizmetimiz, global pazarda neden tercih edilmeli?
- Lojistikten marka algısına, satış sonrası destekten müşteri gruplarına kadar küresel beklentilere yanıt verecek bir modelimiz var mı?
Bu soruların temeli iç yapıyı yeniden yapmayı yeniden düşünmektir . İşletmenin organizasyon yapısı, dijital çözümleri, müşteri ilişkileri, üretim ve marka algısı; hepsi bu rekabete hazır. Bu bir lüks değil, yeni ekonomik düzenin gereğidir. Ve bu dönüşüm, yalnızca vizyonla değil; planlı hareketle, büyütülerek ve doğru yönetilerek mümkün olur.
Elbette bu dönüşüm süreci kolay değil. Finansal, kaynak bilgileri ve zamanlaması mevcuttur. Özellikle KOBİ’ler için bu unsurlar sınırlandırılabilir. İşte bu noktada KOSGEB’in sunduğu Küresel Rekabetçilik Programı , KOBİ’lere bu dönüşüm sürecinde önemli bir destek sunuyor. Çünkü uluslararası pazarda rekabet edebilmenin yolu, sadece bir fuara girmektan ya da bir çeviri web sitesini ölçmekten geçmez. Gerçekleşmeyi, markalaşmayı, ticarileşmeyi ve kapasite gücünü birlikte yönetebilmeyi gerektirir.
KOSGEB’in Küresel Rekabetçilik Desteği tam da bu bütüncül ihtiyaca cevap verir. İşletmelerin yurtdışına açılma olaylarında karşılaşılan engellerin aşılması için; danışmanlık, tanıtım, marka tescili, pazarlama faaliyetleri, fuar katılımları, test-analiz giderleri gibi birçok kalemde finansal destek sunmaktadır. Ancak bu destek sadece maddi değil, aynı zamanda oluşturulmaktadır. Çünkü bu program, işletmeyi bir yurt dışı fuarına “götürmekten” çok, oraya hazır hale getirmeyi amaçlamaktadır.
Bir başka deyişle, bu desteği sayesinde KOBİ’ler sadece görünmüyor, etkili hale geliyor.
Bugün bir KOBİ, iyi organize edilmiş bir stratejiyle, doğru iş birlikleriyle ve kendi sektöründe bir dünya markasına dönüşebilir. Ama bunun için önce şunu kabul etmek gerekir: Küresel rekabette başarı, tesadüf değil; planlı bir sonuçların sonuçları.
Ve bu dönüşümde yalnız değildin.
